Çocuklarda Okuma Davranışı: Alışkanlık mı, Merak mı?
Evinizde bir akşam hayal edin. Her gün eline kitap alıp, sayfalar arasında kaybolan bir çocuğunuz var. Peki, bu davranış alışkanlıktan mı, yoksa içten gelen bir meraktan mı kaynaklanıyor? Her ikisi de olabilir.
O halde bu iki soruyla bağlantılı daha temel bir sorunun cevabını bulmaya geçelim:
Çocuklarda okuma davranışı nasıl oluşur?
1. Model Olmak
Öncelikle, çocuğun kitapla kuracağı bağ, ebeveynin davranışlarıyla gelişir. Okuyan birini görmeyen çocuk, kitapla ilişki kurmakta zorlanır. Ebeveyn, telefonuna gömülmüşken; akabinde “Hadi kitap oku!” demek çocukta etki uyandırmaz. Ancak bir ebeveyn, televizyonu kapatıp, telefonunu bir kenara bırakıp, çayını yudumlayarak kitap okuduğunda, çocuğun da kendisini taklit ettiğini görecektir.
Bu nedenle evde herkesin kendi kitabını okuduğu bir “sessiz 15 dakika” alışkanlığı başlatmak oldukça faydalı olabilir.
2. Keyifli Hale Getirmek
Okuma eylemi bir zorunluluk değil, keyif işi olmalıdır.
“Kitabını bitirmeden tablet yok!” gibi cümleler, çocukta kitapla ceza ilişkisi kurmasına neden olur. Oysa onun kitapla duygusal bir bağ kurması, gerçek bir okuma davranışına dönüşür. Bu bağı kurmak için, okumak isteyeceği kitabı birlikte seçmek gerekir. Hatta kitapçıda “Bu raftan en komik kapaklı kitabı kim bulacak?” gibi küçük keşif oyunları oynamak çocuğun bu alana merak duygusunu da geliştirecektir.
3. Ritüel Oluşturmak
Çocukla birlikte uyumadan önce kitap okumak, hafta sonları kitap kahvaltıları yapmak ya da her yeni kitap için mini bir “kitap kutlaması” düzenlemek gibi ritüeller oluşturmak bu alana renk katacaktır. Hatta çocukların, her kitap bitirdiklerinde bir “kitap günlüğü” oluşturup, oraya ne hissettiklerini yazmaları veya çizmeleri sağlanırsa yine bu alandaki gelişimlerine zenginlik katacaktır. Hem bu şekilde ebeveyn, çocuğunun hem okuduğunu değerlendirmiş olacak, hem de kitapla duygusal bir bağ kurmasına fırsat vermiş olacaktır.
4. Yaşına Uygun Kitaplar Seçmek
Çocuğunuzun yaşına uygun seçimler yapmak!
Çocukların yaşlarına uygun olmayan kitaplar çocukların ilgisini kaybetmesine neden olabilir. Örneğin, 3-6 yaş grubu için tekrar içeren, resimli ve günlük yaşamla bağlantılı kitaplar etkiliyken, soyut kavramlarla dolu metinler bu yaş grubu için uygun değildir. 7 yaş sonrası için ise kısa bölümlü, macera ya da mizah içeren hikâyeler tercih edilebilir.
Sonuç:
Kitapla Kurulan Bağ, Kendinle Kurulan Bağdır
Okuma davranışı bir çocuğun dünyayı anlama biçimidir. Bu davranış; baskıyla değil merak, ilgi ve sevgiyle gelişir, şekillenir. Çocuğun kitapla kurduğu ilişki, aslında kendisiyle kurduğu bağın da aynasıdır. Önemli olan sadece çocuğa kitap vermek değil, o kitapla geçirilen zamanı anlamlı kılmaktır. Bir sayfayı birlikte çevirmek, bir duyguyu birlikte paylaşmaktır.
Unutulmamalıdır ki, her çocuk okur doğmaz; ama her çocuk, okuma sevgisiyle tanıştırılabilir. Ve bu sevgi, bir ömür sürecek içsel bir yolculuğun kapısını aralar.
Eğitimci Yazar-Anne Kaşif: Neriman Şen



